
2025 yılının olaylarını ve astrolojik göstergeleri ile analiz çalışmasını yayınlamaya hazırlanıyordumki bu son 3 gündür dünyada olan olaylar dikkatimi onlara yoğunlaştırmama sebep oldu.
14 ve 15 Aralık’ta üst üste yaşanan ve sonucu benzer gibi görünen ama motivasyonu çok farklı iki katliam haberi dikkatimi çekti ve hemen buraya yoğunlaştım. Bu haberlerde olayların çıkış noktasını merak ettim açıkçası.
14 Aralık 2025’te yaşanan katliam bir aile trajedisi olarak duyuruldu.
15 Aralık 2025’te yaşanan katliam ise ideolojik bir saldırı olarak medyaya yansıdı.
Hemen faillerin doğum bilgilerine küçük bir araştırma sonucu ulaştım. Doğum saatlerine ulaşamadığımdan güneş doğuş haritaları üzerinden çalıştım. Burada sizlerle, haritalardaki göstergelerin psikolojik etkilerini paylaşmak istiyorum.
*Bu yorumlar, astrolojik sembolizm ve psikolojik astroloji diliyle yapılmıştır. Klinik tanı, hukuki değerlendirme veya nedensel açıklama iddiası taşımaz; yalnızca harita göstergelerinin sembolik anlatımını sunar.
Nick Reiner – 14 Aralık2025 (Aile Katliamı- anne ve babasını vahşice katlettiği iddia ediliyor- henüz karara bağlanmamış)
Nick Reiner ani bir öfke patlaması ve bastırılmış duyguların şiddetli dışavurumu sonucu anne ve babasını katletmiş deniyor. Nick’in madde bağımlısı olduğunu, babası Robert Reiner’in oğlu için bir film çektiğini öğrendim. Filmin ismi Being Charlie, ve filmde genç yaşta madde bağımlılığı ile mücadele eden birini anlatıyor. Bu film de Charlie aslında Nick Reiner ki senaristliğini de Nick yapmış. Bu konuda ilgimi çekti fakat bugünkü analizimde üst üste iki gün gerçekleşen iki katliamda faillerin doğum haritaları üzerinden göstergeleri incelemek olacak.
Nick’in doğum haritasındaki göstergeler.
• Uranüs–Neptün Oğlak Jenerasyonu: Bu jenerasyon, otoriteyle ve hiyerarşiyle sorunlar yaşayabilir. Bastırılmış kaos bir noktada patlayıcı bir şekilde açığa çıkabilir. Oğlak teması aile, baba ve kontrol alanlarında bu gerilimi yoğunlaştırır.
• Terazi Stelyumu: Reiner’in haritasındaki Terazi stelyumu, ilişkilerden kimlik kurma ihtiyacını gösterir. Onaylanma ve aynalanma ihtiyacı bozulduğunda pasif-agresif davranış ve ani şiddet patlamaları ortaya çıkabilir.
• Plüton Akrep – Satürn Kova karesi: Derin bir kontrol ihtiyacı ile soğuk, yabancılaşmış bir zihinsel yapı arasında gerilim yaratır. Empati kopuşu ve uç noktalarda insanlık dışı kararlar alma potansiyeli taşır.
• Mars–Jüpiter kavuşumu: Dürtüleri büyütür, öfkeyi tırmandırır ve “ben yapabilirim” hissi sınır tanımaz hale gelir. Bu kavuşum, kişinin şiddeti meşrulaştırmasına yol açabilir.
• Madde bağımlılığı göstergesi: Mars Jüpiter kavuşumunun Uranüs Neptün’e sert açılarının etkisiyle kaçış, gerçeklikten kopma ve bilinci uyuşturma arzusu artabilir. Gerçeklerden ağır gelir ve kaçış için madde kullanımına yönelinebilir.
Ay Chiron kavuşumu : Kendini duygusal olarak savunmasız, istenmeyen, dışlanmış, aidiyet geliştirememiş ve aileden yaralanmış ve saldırganlık dürtüsünü arttırabilir.
Özetle, Nick Reiner’in saldırısı, bastırılmış öfke, kontrol ihtiyacı ve ilişki odaklı kimlik kırılmalarıyla tetiklenen aile içi bir trajedi olarak görülebilir.
Sajid Akram – 15 Aralık (İdeolojik Saldırı, Sidney)
Sajid Akram’ın saldırısı, bireysel öfke patlamasından ziyade, ideolojik bir motivasyon ve aidiyet duygusuyla bağlantılıydı. Olay, kendini bir “inanç savaşçısı” olarak konumlandıran bir psikoloji üzerinden gerçekleşti.
Sajid’in doğum haritasındaki göstergeler
• Venüs–Jüpiter Yengeç kavuşumu: Aileye, millete, kökene ve dine yoğun bir duygusal bağlılık verir. Yengeç vurgusu bu bağları savunmacı bir tavra dönüştürür: “Benim ailem, vatanım, inancım tehdit altında.”
• Satürn İkizler – Plüton Yay karşıtlığı: Zihinsel dogmatizm ve inanç üzerinden güç kurma eğilimi yaratır. Fanatizmin astrolojik göstergesi olarak öne çıkar.
• Mars–Chiron Yay kavuşumu: Yaralı bir inanç sistemi ve kendini “haklı dava” uğruna feda etme psikolojisi verir.
• Chiron Yay – Jüpiter Yengeç kontraantisyonu: Kişisel yarayı kolektif kimlik üzerinden iyileştirme çabasıdır. Saldırının motivasyonu bireysel öfke değil, aidiyet ve kolektif kimlik üzerinden şekillenir.
Özetle, Sajid Akram’ın saldırısı, bir ideolojik veya inanç temelli motivasyonla tetiklenmiş, “aidiyet ve savunma” temalı bir eylem olarak yorumlanabilir.